Hakkımda

FAIRY  TALES CATEGORY

Masal Anne

TURKISH CATEGORY

TÜRKÇE KATEGORİ

Once upon a time! not your time, nor my time, but one time.


Evvel zaman içinde

 

NEW ADDED

FAVORITE STORIES 

Azrail’in Bakışından Korkan Adam

Saf bir kişi, bir kuşluk vakti, koşa koşa Hz. Süleyman'ın adalet sarayına sığındı. Yüzü gamdan, korkudan sararmış, iki dudağı mosmor kesilmişti. Hz. Süleyman, ona;
"Efendi! Sana ne oldu?" diye sordu.
Adam; "Azrail, bana öyle öfkeli, öyle kin güder bir gözle baktı ki..." dedi.
Hazreti Süleyman; "Peki." dedi. "Sen, şimdi benden ne istiyorsun? Onu söyle!" Adam; "Ey canları koruyan büyük varlık! Rüzgâra emret de...
Beni buradan Hindistan'a götürsün; belki kulunuz, oraya gidince canını kurtarmış olur."

Hazreti Süleyman rüzgâra emretti. Rüzgâr da o adamı aldı, hemen deniz üstünden uçurarak Hindistan'ın iç taraflarında bir yere götürdü.
Ertesi gün divan kurulmuştu. Herkes, Süleyman'ın huzuruna gelmişti. Hazreti Süleyman Azrail’e dedi ki:
"Senin korkundan bana gelip sığınan o Müslümana, onu canından, malından, evinden, barkından ayırmak, avare etmek için mi öyle öfkeli baktın?"
Azrâil dedi ki: "Ben ona öfkeli bakmadım. Ben onu, yol üstünde gördüm de, şaşırdım kaldım, bu sebeple ona, şaşkın şaşkın baktım.  Çünkü

Cenabı-ı Hakk bana 'Onun canını, bugün Hindistan'da al.' diye buyurmuştu. Şaşırdım da, kendi kendime dedim ki: 'Bu adamın yüzlerce kanadı bile olsa, onun bugün Hindistan'a varabilmesi çok uzak, çok zor'."

Üzüm 

Arap, Türk, Rum ve İranlı dört

arkadaş vardı. Adamın biri, bir

gün bunlara bir dinar verdi.

İranlı: Engür alalım, yiyelim, dedi.

Arap: Olmaz! Ben ineb isterim.

Türk ise: Üzüm alalım, dedi.

Rum: İstafil alalım, dedi.

Aralarında anlaşma olmayınca yumruk

yumruğa kavgaya tutuştular.

Her ne kadar hepsi de bir meyve istese
de, cahillikten dolayı birbirine yumruk

vuruyorlardı.

Çünkü herkes kendi diliyle üzüm istiyordu.