FAIRY  TALES CATEGORY

Masal Anne

TURKISH CATEGORY

TÜRKÇE KATEGORİ

Once upon a time! not your time, nor my time, but one time.


Evvel zaman içinde

 

NEW ADDED

FAVORITE STORIES 

Balık Olan Yaşlı Adam


​Kosong’a (Güney Kore’de bir şehir) yeni bir hakim atanmıştı. Hakimle tanışmak ve yeni görevi için onu kutlamak isteyenler akın akın ziyarete geliyordu. Hepsi saygılarını ve bağlılıklarını göstermek istiyordu. Bir gün öğlen yemek vakti bir ziyaretçi geldi. Hemen sofra hazırlandı. Sofrada balık çorbası vardı. Adam ikramdan hoşnut olmamıştı, bu yüzündeki ifadeden anlaşılıyordu. Hakime oruç olduğunu kendisini mazur görmesini istedi. Hatta mümkünse sofranın özellikle de çorbanın kaldırılmasını rica etti. Bu arada yüzü solgunlaşan adamın gözlerinden yaşlar akmaya başladı. Şimdiye kadar başına böyle bir şey gelmemiş olan hakim şaşkındı, ısrarcı bir şekilde neden ağladığını sordu. Ziyaretçi gözyaşlarını silmeye çalışırken bir taraftan da konuşmaya başladı.

Hiç kimseyle paylaşmadığı bu hikayeyi ısrarcı tavrı ve onu yanlış anlamaması için dile getirdiğini söyledi.

-  Babam çok yaşlıydı. Bir gün hastalandı, tıpkı bir fırın gibi ateşler içinde yanmaya başladı. Ateşi günlerce düşmedi. Ayrılık vaktinin geldiğini anlamıştık, hepimiz başında ona olan son görevimizi yapmak için bekliyorduk. Babam bize dönüp artık daha fazla dayanamayacağını söyledi. Bir tek isteği vardı. O da evin hemen önünden geçen nehre gitmek. Onu bu halde oraya götürmek istemedik, hep birlikte yalvardık. Çok kararlıydı, ona itaat etmemizi ve son arzusunu yerine getirmemizi istedi. Dediği gibi yaptık ve nehrin kıyısına götürdük. Suyu gördüğünde yüzünde büyük bir mutluluk vardı, günlerden beri ilk kez ateşten sararmış yüzü gülüyordu. Suyun kendisini iyileştireceğini söylüyordu. Onu yalnız bırakmamızı istedi. Öfkesinden korktuğumuz için çaresiz kaldık ve gidiyormuş gibi yaptık. Babamız elbiselerini çıkardı ve çamurla karışmış olan suyun içine daldı. Vücudunun suyun içinde tıpkı bir ateşin suda çıkardığı sesler gibi sesler çıkararak patladığını hemen ardından da büyük bir kalkan balığına dönüştüğünü gördük. Hemen hepsi aynı anda olmuştu. Şaşkındık. Suyun üzerinden baktı çok canlı ve kıvraktı, bizi terk edip gidemezmiş gibi geldi. Ama o suyun derinliklerine dalarak oradan uzaklaştı.












Babamı bıraktığımız nehir kıyısında sadece takma dişleri bulduk. O günden sonra da ailece kalkan balığı yememeye başladık. Her ne zaman komşularımız kalkan balığı yese hepimiz büyük bir korku ve tiksinti ile karşılaşıyor, babamızı hatırlıyoruz.

Hakim ziyaretçinin anlattıklarının üzerine hiçbir şey söylemedi ve derhal sofranın kaldırılmasını emretti.


 Im Bang'ın masalı Türkçeye adapte edilmiştir.

Hakkımda