FAIRY  TALES CATEGORY

Masal Anne

TURKISH CATEGORY

TÜRKÇE KATEGORİ

Once upon a time! not your time, nor my time, but one time.


Evvel zaman içinde

 

NEW ADDED

FAVORITE STORIES 

Bezelye Tanesi


Prenses ile Bezelye Tanesi Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarlarda bir yerlerde, gerçek bir prenses ile evlenmek isteyen bir prens varmış. Aradığı prensesi bulabilmek için, dünyadaki bütün ülkeleri tek tek gezmiş, ancak bir türlü istediği gibi gerçek bir prenses bulamamış. Her seferinde, tamam buldum, derken son anda bir eksiklik ortaya çıkıyor ve o kişinin de istediği gibi biri olmadığını anlıyormuş.

Uzun yıllar arayışına devam ettikten sonra, umudunu kaybedip ülkesine geri dönmüş. Üzgün, mutsuz ve düşünceli bir şekilde hayatını sürdürmeye devam etmiş. Yine böyle mutsuz olduğu akşamlardan birinde, çok şiddetli bir fırtına başlamış. Dışarıda bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor, şimşekler ve gök gürültüleri birbirine karışıyormuş. Gürültüden prensin gözüne uyku girmiyor, odasının penceresinden, gökyüzünü aydınlatan şimşekleri izliyormuş. Bir yandan da, hayalindeki gerçek prensesi düşünüyor ve artık yavaş yavaş, onu bulacağına dair umutlarını kaybettiğini hissediyormuş.

Derken aşağıdan sarayın kapısının çaldığını duymuş. Pencereye koşup, kapıya doğru bakmış. Kapının dışında yağmurdan sırılsıklam olmuş ve soğuktan zangır zangır titreyen bir kız duruyormuş. Hemen nöbetçilere emir vermiş ve kızı içeriye almalarını söylemiş. Nöbetçiler kızı içeriye almış ve güçlü ateşiyle sarayın salonunu ısıtan şöminenin yanına getirmişler. Kızın, elbiselerinin sırılsıklam olduğunu gören prens, nöbetçilere hemen emir vermiş ve kraliçenin kıyafetlerinden, kıza uygun bir şeyler getirmelerini söylemiş. Nöbetçiler denileni yapmış ve prens ile kızı baş başa bırakmışlar.

Prens kıza sormuş: “Bu saatte ve bu havada, burada ne aradığınızı sorabilir miyim acaba?”

Kız: “Ben gerçek aşkı bulmak için yollara düşmüş bir prensesim. Ormanda yürüyüşe çıktığım sırada korkunç bir fırtına çıktı ve hava kararınca da yolumu kaybettim. Sonrasında kendimi burada buldum.”

Prens karşısına çıkan bu kızın güzelliğinden ve zarafetinden büyülenmiş ama yine de gerçek bir prenses olduğundan emin olmak için gidip kraliçeyi uyandırmış. Kraliçe, prense bu işi kendisine bırakmasını söylemiş.

Kraliçe, kıza, o gece sarayda misafir olabileceğini ve sabah fırtına dinince, prensin onu evine geri götürebileceğini söylemiş. Hemen bir oda ayarlayıp, bir bezelye tanesinin üzerine, tam yedi kat döşek ve yedi kat döşek üzerine de yedi kat yatak koymuşlar. Sabah olunca kraliçe kızın uyanmasını beklemiş ve ona sormuş:

“Dün gece rahat ettiniz mi acaba küçük hanım?”

“Her yerim tutulmuş durumda, gözüme hiç uyku girmedi, bütün sırtım ağrıyor, sanki bütün gece sert bir şeyin üzerinde yattım…”

Yedi kat yatağın altındaki bezelyeyi bile hissedebilen bu narin ve hassas kızın ancak gerçek bir prenses olabileceğini anlayan kraliçe, hemen prensi çağırmış ve olanları anlatmış. Duyduklarına çok sevinen prens, prensese hemen evlenme teklif etmiş ve evet cevabını alınca da evlenip bir ömür boyu mutlu bir şekilde yaşamışlar.

O gün evlenmelerine vesile olan o bezelye tanesini de ömür boyu saklayıp, hikayelerini mutlu ve coşkulu bir şekilde çocuklarına anlatmışlar.

Hakkımda